Skip to content

Biz Mühendisler İyi Yazılı ve Sözlü İletişime Gerekli Önemi Veriyor muyuz?

Geçen yıl Hart Research Associates tarafından Amerikan Kolejler ve Üniversiteler birliği adına yapılan bir araştırmada işverenlere öğrencilerin mezun olduktan sonra başarısını ve günümüz ekonomiye katkısını artırmak için üniversiteler daha çok hangi konuların üzerinde durmaları gerektiği sorulmuş. İlk sıraya ne alıyor biliyor musunuz, iyi yazılı ve sözlü iletişim. İşverenlerin yüzde 89’u daha iyi yazılı ve sözlü iletişim, yüzde 81’i sorgusal ve analitik düşünme, ve yüzde 79’u öğrendiklerini gerçek hayata uygulaması yer almış. Hemen hemen bütün işverenler günümüz ekonomisinde başarı için daha iyi yazılı ve sözlü iletişim gerekli olduğuna hem fikir. Geri kalan yüzde 11’inin ne iş yaptığını merak etmemek elde değil? Niye daha iyi yazılı ve sözlü iletişim bu kadar önemli, Amerikalılar yazmayı, konuşmayı beceremiyorlar mı diye düşünebilirsiniz. Acaba öyle mi?

İyi iletişimim hayatta başarı için önemine geçmeden önce, burda bir parentez açıp kısaca başarılı olmanın tanımını yapmak gerekiyor. Nedir başarı, başarılı olmak? İyi bir iş sahibi olmak bazıları için başarıdır, bazıları için değil. Bazıları için başarıdır, çünkü yaptıkları işi isteyerek seçmislerdir, bazıları için başarı değildir çünkü işi istemeyerek sadece topluma uymak için yapmaktadırlar. Örneğin, mühendis olmaktan hoslanmayan birinin, mühendis olarak bir şirkette çalışıp çok iyi bir maaş kazanması başarı değildir. Öte yandan birinin kendi isteğiyle ev hanımı olmayı şecerek yapması başarıdır. Earl Nightingale göre başarıyı sadece toplumun %5’i yakalıyor, yüzde 95% topluma uyum sağlamak için çalışıyor. Bana göre Türkiye’de başarıyı yakalayanların oranı daha da düşük, tahmin ediyorum %1’in altında. Başarı için işi isteyerek yapmanın yanında, yapabildigimizin en iyisini yapmak gerekiyor. Bir atlet düşünün bir yarışmada kendi rekorunu kırmıs olabilir, fakat yarışmada dereceye girememiş. Bu bir başarı olarak değerlendirilebilir. O zaman nedir başarılı olmak, başarı kendi isteyerek seçtiğimiz bir hedefe belli bir sürede ulaşmak için yapabildiğinin en iyisini yapmaktır. O zaman başarı için 3 şart, 1) kendimizin isteyerek seçtiği bir hedef olması 2) belli bir sürede hedefe ulaşılması 3) hedefe ulaşmak için yapabildigimizin en iyisini yapmak.

Başarının tanımından sonra, tekrar ana konumuza niye iyi iletişim çalışma hayatında önemli konusuna dönelim. Hemen mezun olduktan sonra bir şirkette araştırma geliştirme bölümünde mühendis olarak çalışmaya başladım. 3-5 ay sonra MIT mezunu daha tecrübeli başka bir arkadaş yürüyoruz, bana “…you are good, you should start WRITING proposals, bring to the meetings, that’s how you move up….”, Türkçesi “akıllı birine benziyorsun, raporlar yazıp toplantıları getirmeye başla, ancak böyle bir yerelere gelirsin” tavsiyesinde bulunduğu dün gibi hatırlıyorum. Tabi biz ne yaptık, işin kolayına kaçtık. Masamıza gidip daha çok kod yazdık, öyle çok kod yazanada ödül verdikleride yoktu hani. Özellikle mühendis olan arkadaşlar, is dünyasında başarıyı yakalamak için teknik şapkalarının yanında satış ve pazarlama şapkasını giymesini bilirse, değerleri kaçınılmaz olacaktır. Mühendis olarak teknik bilgilerimizlere bir yerlere gelmek mümkün, fakat sıçrama yapabilmek için başka yeteneklerimizide öne çıkarmak gerekiyor. Bunun başında da iyi yazlı ve sözlü iletişim geliyor, çünkü çok yönlü katkıda bulunabiliyorsunuz; teklif hazırlanmasında , dergilerde yayın yapılmasına, konferanslara katılıp sunum yapılmasına bunlardan bir kaç örnek. Fakat daha önemlisi kendimizin ne yaptığını, ne yapmak istediğimizin daha iyi ifade edebiliyorsunuz. Ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz önem kazanıyor.

Sonuç olarak, iyi yazılı ve sözlü iletşim hayatta başarılı olmak için elzem. Ne yapmamız gerekiyor? Benim sizlere nasıl iyi iletişim kazanbiliriz konusunda çok fazla verebilecegim birşey yok. Bende sizler gibi bu konunun öğrencisiyim. Fakat, bildiğim birşey bir yerden başlamak gerekiyor, çünkü iletişmde iyi seviyeye gelebilmek için sürekli pratik yapmak gerekiyor. Bugün yazdığımız makale iyi olmayabilir, ama şimdi başlamassak yarında iyi olmayacaktır. Elbette okumak. Fakat oku, oku, oku, nerde yazma, nerde konuşma? Bunun da doğru olmadığına inanıyorum, okuduktan sonra yazmayıda, ogrendigimiz kelimeleri sunumumuza eklemeyi ihmal etmemek gerekiyor. Çünkü yazmada, sunumda herşeyde olduğu gibi pratik yapmadan gelişmiyor.